Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde iş birliği mesajı

Başkent Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında Kazakistan, Özbekistan Türkmenistan ve KKTC devlet başkanları ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı kritik mesajlar verdi. Ülkeler, dayanışmanın işbirliğine dönüşmesi mesajını verdi.




Başkent Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde kritik açıklamalar yapıldı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türk devletlerinin coğrafi konumu, ekonomik potansiyeli ve enerji kaynaklarının uluslararası ulaşım, ticaret ve enerji güvenliğindeki rollerini daha da artırmak için geniş imkanlar sunduğunu belirterek, "Orta Koridor'un geliştirilmesi, Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi ve ülkelerimiz arasındaki ulaşım bağlantılarının genişletilmesi, ülkelerimizin ekonomik imkanlarını artıracaktır." dedi.

Gösterilen misafirperverlik ve zirvenin üst düzeyde düzenlenmesi dolayısıyla Türkiye'ye teşekkür eden Bayramov, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla Türk halkını kutladı.

Bayramov, Azerbaycan'ın bir yıl önce Gebele'de düzenlenen zirvede TDT dönem başkanlığını devraldığını, söz konusu zirvenin ana konusunun bölgesel barış ve güvenlik olduğunu hatırlattı.

Geçen bir yıl içerisinde dünyada yaşanan gelişmelerin bu konuların güncelliğini bir kez daha teyit ettiğini vurgulayan Bayramov, uluslararası ilişkiler sisteminde ciddi gerilimlerin yaşandığını kaydetti.

Bayramov, askeri çatışmaların, yeni güvenlik tehditlerinin ve uluslararası hukuk ilkelerinin ihlal edilmesinin devletler açısından ciddi sınamalar oluşturduğunu belirterek, "Böyle bir ortamda Azerbaycan, istikrar ve güvenlik alanı olmayı sürdürmektedir. Ülkemiz yalnızca kendi güvenliğini sağlamakla kalmamakta, daha geniş bir bölgede barışın ve istikrarın güçlendirilmesinde de istikrar sağlayıcı bir rol oynamaktadır." ifadelerini kullandı.

Azerbaycan'ın, yaklaşık 30 yıl süren Ermenistan işgaline son vererek toprak bütünlüğünü ve egemenliğini tamamen yeniden tesis ettiğini hatırlatan Bayramov, böylece Güney Kafkasya'da uzun yıllardır devam eden çatışmanın çözüme kavuşturulduğunu dile getirdi.

Bayramov, "Bugün Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşme süreci devam etmektedir. Bölgede fiili barış ortamı mevcuttur. Bununla birlikte, barış anlaşmasının imzalanması için gerekli siyasi ve hukuki adımların Ermenistan tarafından atılmasını bekliyoruz. Azerbaycan'ın tutumu açıktır. Güney Kafkasya'da uzun vadeli ve güvenilir bir barışın sağlanmasını, bölgede çatışma döneminin yerini işbirliği döneminin almasını istiyoruz." dedi.

İşgalden kurtarılan Karabağ ve Doğu Zengezur'daki imar ve ihya çalışmalarından bahseden Bayramov, kurtarılan bölgelerde yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığını bildirdi.

Bayramov, Azerbaycan'ın dönem başkanlığında TDT kapsamında düzenlenen etkinliklerden de bahsederek, şunları kaydetti:

"Türk devletlerinin coğrafi konumu, ekonomik potansiyeli ve enerji kaynakları, uluslararası ulaşım, ticaret ve enerji güvenliğindeki rolümüzü daha da artırmak için geniş imkanlar sunmaktadır. Azerbaycan, bu doğrultuda yürütülen bölgesel projelerin aktif katılımcısıdır. Orta Koridor'un geliştirilmesi, Zengezur Koridoru'nun hayata geçirilmesi ve ülkelerimiz arasındaki ulaşım bağlantılarının genişletilmesi, ülkelerimizin ekonomik imkanlarını artıracaktır. Temel amacımız, bu imkanlardan yalnızca transit taşımacılık için değil, karşılıklı ticaretin, sanayi işbirliğinin ve yatırımların geliştirilmesi için de yararlanmaktır."

TDT üyesi ülkelerin enerji, dijital bağlantılar ve yeni teknolojiler alanındaki işbirliklerinin de yeni boyut kazandığını söyleyen Bayramov, "Geleneksel enerji kaynaklarının güvenilir tedarikçisi olan Azerbaycan, aynı zamanda Orta Asya ile Avrupa arasında yeşil enerji ve dijital bağlantıların oluşturulmasında önemli rol oynamaktadır." dedi.

Bayramov, TDT+ formatının üçüncü ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla işbirliklerinin genişletilmesi için yeni imkanlar sunduğunu, TDT'nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nezdinde gözlemci statüsü elde etmesine yönelik ortak çabaların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Kazakistan: Türkiye küresel güce sahip Tokayev, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde hitap etti.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak Türk halkını tebrik eden Tokayev, "100 yıldan fazla bir süre içerisinde Türkiye dünyanın en önemli ülkelerinden birisi haline geldi. İnanılmaz bir uluslararası prestije sahip bir ülke. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın güçlü politikaları sayesinde, kardeş Türkiye'nin sosyoekonomik potansiyeli de anlamlı derecede arttı. (Türkiye) Küresel anlamda çok güçlü bir pozisyona, bölgesel ve küresel güce sahip bir ülke." ifadelerini kullandı.

Tokayev, Kazakistan'ın Türk halkının başarılarından memnuniyet duyduğunu belirterek, ortak tarihi bağlara ve ortak köklere sahip olduklarını söyledi.

TDT'nin Türk dünyasının gücünü artırmayı amaçlayan, kardeş ülkelerin ulusal egemenliklerine saygı duyan "benzersiz bir kuruluş" olduğunu dile getiren Tokayev, Türk dünyasında dayanışmayı geliştirmeye çalıştıklarını kaydetti.

"Türk Devletleri Teşkilatı 2027-2031 stratejisini kabul etmemiz gerekiyor" Dünyada çeşitli sorunlar yaşandığını ifade eden Tokayev, Orta Doğu'daki durumun, özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin ulaştırmayı, ülkeler arasındaki lojistik bağları, ticareti ve ekonomiyi olumsuz etkilediğini söyledi.

Kazakistan'ın TDT bünyesinde ekonomik entegrasyona önem verdiğini belirten Tokayev, ülkesinin teşkilat üyeleriyle ticaret hacminin bu yıl 10 milyar dolara ulaştığını, bunun geçen yıla göre yaklaşık yüzde 40 artış anlamına geldiğini belirtti.

Bu ivmenin korunması için tedbirler alınması gerektiğini vurgulayan Tokayev, "Her şeyden önce Türk dünyası vizyonu 2040 programını uygulamak gerçekten çok önemli. Bu noktada hemen Türk Devletleri Teşkilatı 2027-2031 stratejisini kabul etmemiz gerekiyor." diye konuştu.

Tokayev, söz konusu stratejinin ticaret, yatırım, finansman, üretim, tarım ve dijital teknolojilerin güçlendirilmesini kapsaması gerektiğini belirterek, Türk Yatırım Fonu'nun potansiyelinin tam anlamıyla kullanılabilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasının önemine işaret etti.

İş forumunun gelecek yıl Kazakistan'da düzenlenmesini öneren Tokayev, Aksakallar Konseyi'nin çalışmalarının da desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.

Tokayev, Rusya'nın da TDT'ye katılması için adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Teşkilatımızın prestijini artırabilmek ve aynı zamanda Rusya'nın da bu formata ya da gözlemci olarak teşkilata katılmasını sağlamak için gereken adımları atmamız gerekiyor. Bu çünkü adil bir şey olacaktır." değerlendirmesini yaptı.

Rusya'nın Türk dünyasıyla çok eskiden bu yana hep yakın temasta olduğunu kaydeden Tokayev, "Tarihi bu ülkeye dayanan birçok insan var. Aynı zamanda birçok Rusça kelimenin Türk dillerinden geldiğini de biliyoruz. Genel olarak Rusça kelimeler de dilimize girmiş durumda. Dolayısıyla eğer bu teşkilatın bir parçası haline gelirse Rusya, teşkilatımız bundan fayda görecektir." ifadesini kullandı.

Ulaştırma, lojistik ve altyapı çalışmaları Ulaştırma ve lojistik alanındaki işbirliğinin öncelikleri arasında bulunduğunu belirten Tokayev, Trans-Hazar Uluslararası Taşıma Güzergahı'nın Türk dünyasında bağlantısallığın geliştirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.

Tokayev, Kazakistan'ın transit potansiyelini artırmaya yönelik özel program uyguladığını aktararak, lojistik altyapısı ile Orta Koridor üzerindeki deniz limanlarının modernizasyonunun ülkesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi.

Dijitalleşme ve yapay zekanın yeni zorlukları ortaya çıkardığını belirten Tokayev, Kazakistan'ın dijital ülke olmayı hedeflediğini, bu kapsamda büyük yatırımlar yaptığını, Astana'da Yapay Zeka Merkezi'nin kurulduğunu ve yapay zeka alanında uzman yetiştirmek amacıyla Kazak Yapay Zeka Araştırma Üniversitesinin açıldığını anlattı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, bu deneyimleri kardeş ülkelerle paylaşmaya hazır olduklarını vurguladı.

Tokayev, Trans-Hazar fiber optik iletişim hattının Kazakistan ile Azerbaycan arasında açıldığını belirterek, diğer Türk devletlerinin de projeye katılabileceğini söyledi.

Siber Güvenlik Konseyi'nin kurulmasına yönelik çalışmaların hızlandırılmasını tavsiye eden Tokayev, bunun dijital alandaki işbirliğini güçlendireceğini ifade etti.

Türk medeniyetleri mirasının korunmasına ilişkin anlaşmanın imzalanması çağrısı Kültürel alanda ortak çalışmaların önemine değinen Tokayev, Türk medeniyetleri mirasının korunmasına ilişkin anlaşmanın hızla imzalanması gerektiğini belirtti.

TDT'nin son yıllarda faaliyet alanını genişlettiğini ancak bazı çalışmaların mükerrer hale geldiğini söyleyen Tokayev, önceliklerin ve görevlerin ortak şekilde belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Tokayev, teşkilatın "en üst düzeyinde imzalanmış antlaşmaların da ihlal edilmemesi gerektiğini" belirterek, "Örneğin görev süresinin ve görev tanımlarının uzatılması, genişletilmesi. Bu yapılmamalı." ifadelerini kullandı.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, "Türkistan'da en üst düzeyde yaptığımız toplantıda da Türk Devletleri Teşkilatı'nın bir askeri ittifak olmadığını ve gelecekte de olmaması gerektiğini söylemiştim." diyerek, Kazakistan'ın pozisyonunun birlik, refah ve dayanışmadan yana olduğunu söyledi.

Azerbaycan'a dönem başkanlığı süresince yaptığı katkılardan dolayı teşekkür eden Tokayev, dönem başkanlığını devralan Türkiye'nin de teşkilatın çalışmalarını başarıyla sürdüreceğine inandığını belirtti.

Türkmenistan: Türkiye'yle işbirliğini geliştirmeliyiz Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, "Türk devletleri geniş ekonomik imkanlara sahip. Onların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden rafine edilmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde işbirliğini daha da geliştirmek gereklidir." dedi.

Berdimuhamedov, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a daveti ve konukseverliği için şükranlarını sunan Berdimuhamedov, Zirve'nin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'na denk gelmesinin ayrı bir anlama sahip olduğunu belirtti.

Berdimuhamedov, "Bu şanlı bayram münasebetiyle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ı ve tüm kardeş Türk halkını içtenlikle kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ne gelecekte de kalkınma, refah ve yeni başarılar dilerim." ifadesini kullandı.

Ortak tarih, zengin kültürel miras, manevi değerler ve nesilden nesile aktarılan asil geleneklerin Türk devletlerini bir arada tuttuğunu belirten Berdimuhamedov, "Bu değerler halklarımızın kendine özgünlüğünün sarsılmaz temelidir. Onların korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere ulaştırılması bizim ortak görevimizdir." dedi.

Ülkesinin Türk devletleriyle dostane münasebetleri güçlendirmeye özel önem verdiğini söyleyen Berdimuhamedov, "Bu nedenle biz TDT'yi kardeş devletlerin arasında karşılıklı güveni güçlendiren, etkin münasebetleri geliştiren ve pratik işbirliğini geliştiren önemli teşkilat olarak değerlendiriyoruz." diye konuştu.

"Türk Devletleri geniş ekonomik imkanlara sahip" Berdimuhamedov, ekonomik işbirliğinin derinleştirilmesinin önemli görevler arasında yer aldığını belirterek, "Türk devletleri geniş ekonomik imkanlara sahip. Onların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden rafine edilmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde işbirliğini daha da geliştirmek gereklidir." ifadelerini kullandı.

Hazar Geçişli Orta Koridor'un kapasitesinin artırılmasının önemine işaret eden Berdimuhamedov, ülkesinin Türkmenbaşı Uluslararası Limanı'nın altyapısını yönlendirmeye hazır olduğunu belirtti.

Berdimuhamedov, Türkmenistan'ın çevre koruma ve iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uluslararası ve bölgesel işbirliğini geliştirme, deneyim alışverişi ve ortak çabaları hayata geçirme taraftarı olduğunu söyledi.

Türk devletleri arasındaki kadim tarihi ve manevi bağların kültürel-insani işbirliğinin sağlam temelini oluşturduğuna dikkati çeken Berdimuhamedov, "Bu kültürel mirasın geliştirilmesi, eğitime, bilime saygı duyulması, aile kutsallığı, büyüklere saygı duyulması, konukseverlik ve barış içerisinde yaşama gibi asil ilkeleri kendi bünyesinde barındırmaktadır. Bu değerleri daha da yaygın hale getirmek amacıyla sosyal sektördeki işbirliğinin genişletilmesine önem veriyoruz." diye konuştu.

Berdimuhamedov, tarihi ve kültürel mirasın incelenmesi, korunması, dünyada geniş bir şekilde tanıtılması konusunda ortak etkinliklerin düzenlenmesinin uygun olduğunu dile getirdi.

Turizm alanında karşılıklı mübadelenin geliştirilmesi ve ülkelerin uluslararası düzeyde tanıtılması için ortak çabaları, girişimleri desteklediklerini ifade eden Berdimuhamedov, "Ülkelerimizin tarihi yerleri, doğal güzellikleri ve ulusal gelenekleri uluslararası turizmi geliştirmede büyük öneme sahip." dedi.

Berdimuhamedov, uluslararası barışın ve güvenliğin güçlendirilmesi, uluslararası hukukun genel kabul gören kurallarına saygı duyulması ve çok yönlü işbirliğinin geliştirilmesinin TDT'nin önemli görevleri arasında olduğunu vurgulayarak, "Bu bağlamda Türk Devletleri Teşkilatı ile Birleşmiş Milletler arasındaki işbirliğinin genişletilmesi ayrı bir öneme sahip. Bu durum, istikrarlı kalkınma amaçlarına ulaşmaya, uluslararası düzeyde güveni güçlendirmeye, ekonomik münasebetleri genişletmeye, insani ve çevre sorunlarının çözüme kavuşmasına katkı sağlar." değerlendirmesinde bulundu.

Devlet Başkanı Berdimuhamedov, Zirve'nin sonuçlarının, devletler arasında dostane işbirliğinin yeni alanlarını belirleme ve ortak girişimleri gerçekleştirmeye ivme kazandıracağına inandığını belirtti.

Özbekistan: Kenetlenmeliyiz Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) stratejik hedefleri etrafında daha da kenetlenmesi gerektiğini belirterek, bütün güçlerini Türk dayanışması için seferber etmeye hazır olduklarını vurguladı.

Mirziyoyev, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve Türk halkını tebrik etti.

Zirvenin "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" sloganıyla düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Mirziyoyev, Türk Devletleri Medeniyet Parkı'nda ülkelerin milli ve kültürel kompleksinin açılmasının halkların ortak mirasını koruma ve yaşatma yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi.

Uluslararası ilişkiler sisteminde köklü değişimlerin yaşandığını, jeopolitik rekabetin keskinleştiğini ifade eden Mirziyoyev, Türk dünyasının çevresindeki silahlı çatışma ve ihtilafların, güvenliğin yanı sıra ticari ve ekonomik ilişkileri, ulaştırma bağlantılarını ve kalkınma perspektiflerini de olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Mirziyoyev, TDT'yi karşılıklı güvene ve uygulamaya dayalı bir ortaklık platformu olarak gördüklerini aktararak, "Stratejik hedeflerimiz etrafında daha da kenetlenmeli, çıkarlarımızı uluslararası alanda birlikte ilerletmeliyiz. Hepimiz bu hayırlı yolda aynı görüşteyiz ve bütün gücümüzü Türk dayanışması için seferber etmeye hazırız." ifadelerini kullandı.

TDT Plus formatına sektörel bakanlar toplantılarından başlama önerisi Teşkilat bünyesinde güncel uluslararası ve bölgesel meseleler üzerine düzenli siyasi istişareler yapılmasının önemine işaret eden Mirziyoyev, teşkilatın uluslararası etkinliği ve itibarının dış ortaklarla açık ve karşılıklı yarara dayalı ilişkiler geliştirebilmesine bağlı olduğunu söyledi.

Mirziyoyev, "Bu amaçla üçüncü ülkelerle Türk Devletleri Teşkilatı Plus formatındaki işbirliğine, sektörel bakanlar toplantılarından başlanmasını öneriyorum." dedi.

Bu görüşmelerin ticaret, ulaştırma, yatırım ve diğer öncelikli alanlarda somut ortak projelere odaklanması gerektiğini belirten Mirziyoyev, teknolojik işbirliğinin derinleştirilmesi ve dünya pazarına birlikte çıkılmasını sağlayacak sanayi işbirliğinin geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Mirziyoyev, "Somut bir adım olarak Türk dünyası 100 stratejik ortak yatırım ve sanayi projesini kapsayan bir program kabul edilmesini öneriyorum. Bu projelere Türk Yatırım Fonu ve uluslararası finans kuruluşlarının kaynaklarının yönlendirilmesi özel önem taşımaktadır." diye konuştu.

Türk devletleri lojistik kompleksleri ağının kurulması önerisi Nadir ve stratejik minerallerin işlenmesi, yeşil enerji ekipmanlarının üretimi ve yüksek katma değerli ürünlerin geliştirilmesine öncelik verilmesi gerektiğini belirten Mirziyoyev, girişimcilerin hak ve çıkarlarının korunması amacıyla ticari işlerde karşılıklı hukuki yardım sağlanmasına ilişkin çok taraflı bir anlaşma hazırlanmasını önerdi.

Hukuki yardım talepleri ve belgelerin elektronik ortamda paylaşılmasına yönelik dijital platform oluşturulmasının önemine dikkati çeken Mirziyoyev, küresel tedarik zincirlerinin değiştiği mevcut ortamda Türk devletlerinin coğrafi konumu ve transit imkanlarının giderek daha büyük stratejik önem kazandığını söyledi.

Mirziyoyev, "Uluslararası yük taşımacılığı ve lojistikte ülkelerimizin katılımını genişletmek ve ekonomik kazancımızı artırmak için Orta Koridor'u ve ona bağlanan diğer ulaşım koridorlarını bütünleşik bir ekonomik sisteme dönüştürmemiz gerekmektedir." ifadelerini kullandı.

Türk devletleri lojistik kompleksleri ağının kurulmasını ve bu ağın ortaklaşa yönetilmesini öneren Mirziyoyev, bunun bölgesel ulaştırma ve ticaret işbirliğini güçlendireceğini kaydetti.

Turizm ve eğitim alanında işbirliği önerileri Mirziyoyev, turizm alanındaki imkanların tam anlamıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak "Yalnızca 2025 yılında ülkelerimizi 100 milyondan fazla yabancı turist ziyaret etmiştir. Türk halklarının tarihi şehirlerini, eşsiz doğasını, zengin kültürünü ve misafirperverlik geleneklerini dünyaya birlikte tanıtmak amacıyla Türk Turizm Birliğini kurmanın zamanı gelmiştir." dedi.

Halkların mesafelerini yakınlaştırmak ve yüklerini hafifletmek amacıyla vatandaşların karşılıklı seyahatleri hakkında çok taraflı bir anlaşma hazırlanmasını öneren Mirziyoyev, "Bu anlaşmada kimlik kartları esas alınarak seyahat etme imkanlarının genişletilmesi, sınır geçişlerinin ve misafir ülkenin topraklarında bulunma usullerinin kolaylaştırılması meseleleri yer almalıdır." diye konuştu.

Mirziyoyev, insan sermayesi, çağdaş bilgi ve becerilere sahip genç neslin, teknolojik gelişimin temelini oluşturduğu görüşünü paylaşarak, eğitime yapılan yatırımın öneminden bahsetti.

Özbekistan'daki bir burs programı kapsamında 500 yabancı öğrenciye imkanlar sunulduğuna değinen Mirziyoyev, Türk devletlerinin temsilcilerine de eğitim bursu tahsis etmeye hazır olduklarını kaydetti.

Mirziyoyev, 2027'nin TDT bünyesinde Doğayı Koruma Yılı ilan edilmesi girişimine verilen destek için teşekkürlerini sunarak, "Gelecek yıl boyunca gerçekleştirilecek öncelikli görevlerin Antalya'da düzenlenecek COP31 Konferansı çerçevesinde çevreden sorumlu bakanlarımızın toplantısında ele alınacağına inanıyorum." dedi.

Türk dünyası birliğine katkı sağlayanları teşvik etmek amacıyla düşünür ve devlet adamı Ali Şir Nevai adına uluslararası bir ödül tesis ettiklerini anımsatan Mirziyoyev, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ali Şir Nevai Uluslararası Ödülü'nü dün Düsen Kaseinov'a tevcih etmesinin ilham verici olacağını vurguladı.

Ortak Türkçe Kelimeler Sözlüğü önerisi Mirziyoyev, "Bugünkü zirvemizin sloganından hareketle tüm Türk halkları için aynı derecede anlaşılır olan ve dillerimizdeki ortak kelimeleri bir araya getiren Ortak Türkçe Kelimeler Sözlüğü hazırlanması girişimini ortaya koyuyorum." diye konuştu.

Görevini Mirvokhid Azimov'a devredecek TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e katkılarından dolayı teşekkür eden Mirziyoyev, bu yılki dönem başkanlığı dolayısıyla Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e de teşekkür etti.

Mirziyoyev, dönem başkanlığını devralan Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a başarılar dileyerek, TDT'nin bir sonraki zirvesini gelecek yıl Özbekistan'da yüksek düzeyde gerçekleştirmeye hazır olduklarını bildirdi.

Azimov'un Genel Sekreter adaylığının desteklenmesi dolayısıyla da teşekkürlerini sunan Mirziyoyev, "Eminim ki yeni Genel Sekreter, Teşkilatımızın öncelikle görevlerini yerine getirilmesine ve işbirliğimizin daha da geliştirilmesine layıkıyla katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

Mirziyoyev, Ankara Zirvesi'nin düzenlenmesinin ortak hedeflerin gerçekleştirilmesi bakımından önemli bir adım olduğuna kaydederek "Biz bir olursak daha da güçlüyüz." dedi.

KKTC: Dayanışmayı işbirliğine dönüştürelim Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, "Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefi ile hareket etmeye hazırız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi'nde konuştu.

Zirve vesilesiyle Ankara'da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu dile getiren Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a davet ve misafirperverliği için teşekkürlerini sundu.

Erhürman, "Zirvenin Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 103. yıl dönümüne denk gelmesini ayrıca anlamlı buluyorum. Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum." dedi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesi ve Cumhuriyet'in kuruluşuyla hayat bulan muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma vizyonunun Kıbrıs Türk halkı için daima önemli ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Erhürman, "Bugünkü zirvenin teması olan 'Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik', ortak geleceğimizi şekillendirmek bakımından güçlü bir mesaj taşımaktadır." diye konuştu.

Erhürman, "dilde birlik" ilkesinin ortak tarih, kültür ve değerlerin taşıdığı aidiyet duygusuna işaret ettiğini, "fikirde birlik" anlayışının da ortak hedefler etrafında dayanışma içinde hareket edebilme ve geleceğe dair ortak vizyon geliştirme iradesi olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, "işte birlik" ilkesinin söz konusu değerleri somut işbirliklerine, ortak projelere ve halkların günlük yaşamına dokunan kazanımlara dönüştürebilmek olduğunu vurguladı.

Birliğin gerçek gücünün, ortak geçmişten alınan ilhamın ortak geleceği inşa edecek somut adımlara dönüştürülmesiyle ortaya çıkacağına dikkati çeken Erhürman, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak, 2022 yılında Semerkant Zirvesi'nde gözlemci üye statüsüyle katıldığımız Türk Devletleri Teşkilatının çalışmalarına bu anlayışla katkı koymayı ve kardeş ülkelerle ilişkilerimizi her alanda geliştirmeyi arzuluyoruz." ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zorluklar Erhürman, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır uluslararası toplumla doğrudan temasını, ekonomik ve sosyal girişimini ve dünyanın geri kalanıyla bütünleşmesini sınırlandıran haksız izolasyonla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

Bir halkın kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası toplumla ilişki kurabilmesinin siyasi anlaşmazlıkların ötesinde değerlendirilmesi gereken temel insan hakları sorunları olduğuna dikkati çeken Erhürman, "Kıbrıs Türk halkı, 2004 yılında ortaya koyduğu çözüm iradesiyle ve sonraki müzakere süreçlerindeki yapıcı tutumuyla dünyayla bütünleşme ve Ada'da adil, kalıcı bir çözüme ulaşma arzusunu defalarca ortaya koymuştur." dedi.

Erhürman, buna rağmen ülke gençlerinin uluslararası spor müsabakalarına katılımının, kültürel etkinliklerin KKTC'de gerçekleştirilmesinin ve halkın dünyayla doğrudan temas kurmasının engellenmeye çalışıldığına tanık olduklarını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erhürman, çözüm sürecine de değinerek, şunları kaydetti:

"Bu tür girişimler, Ada'da karşılıklı güvenin geliştirilmesi ve çözüm için elverişli bir ortam yaratılması yönündeki çabaları da olumsuz etkilemektedir. Nitekim Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin nezdinde yaptığımız girişimlere verilen yakın tarihli yanıtlar, üzerinde önemle durulması gereken mesajlar içermektedir. BM Genel Sekreteri (Guterres), 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini etkileyen olumsuz gelişmeleri kaygıyla karşıladığını belirtmiş ve bunları cesaret kırıcı olarak nitelendirmiştir."

BM Genel Sekreteri Guterres'in, güven ortamının tesisini engelleyen ve uluslararası nitelikteki etkinliklerin iptal edilmesine neden olan girişimlerin ortak çabalara aykırı olduğunu vurguladığını aktaran Erhürman, Avrupa Komisyonunun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda da Avrupa Birliği'nin 2004 yılında ortaya koyduğu, Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonun sona erdirilmesi hedefinin yeniden teyit edildiğini söyledi.

Erhürman, "Özellikle gençlerimiz olmak üzere Kıbrıslı Türklerin sosyoekonomik gelişimine katkı koyan ve Kıbrıs Türk halkının Avrupa Birliği ile yakın ilişki kurmasını sağlayan girişimlerin, AB'nin ortaya koyduğu hedeflere uyumlu olduğu belirtilmiştir. Bu iki mektubun ortak mesajı açıktır. Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve işbirliğinin geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini mevcuttur ve bu zemin, BM ile AB tarafından da teyit edilmekte, desteklenmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Bu bağlamda atılacak adımların karşılıklı güven ortamının oluşmasına ve çözüm çabalarına da katkı sağlayacağını vurgulayan Erhürman, Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde herhangi bir engel olmadığının altını çizdi.

"Ortak dayanışma fikrini daha fazla somut işbirliğine dönüştürmeliyiz" Erhürman, zirvenin temasındaki "işte birlik" anlayışının Kıbrıs Türk halkı açısından özel önem taşıdığını vurgulayarak, "Ortak dayanışma fikrini daha fazla somut işbirliğine dönüştürmeliyiz." dedi.

Bu kapsamda üniversiteler arasında ortak araştırma programlarının geliştirilebileceğini belirten Erhürman, gençlerin akademik ve kültürel değişim projelerinde buluşturabileceğini ve spor alanında daha güçlü bağlar kurulabileceğini anlattı.

Sergi, konser, opera ve sahne sanatları gibi ortak kültürel alanlar geliştirerek sanatçıların kültürel diyaloğunu güçlendirebileceklerini dile getiren Erhürman, girişimcileri, iş insanlarını ve araştırmacıları ortak platformlarda bir araya getirerek ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratabileceklerini ifade etti.

Erhürman, KKTC'nin yükseköğretim birikimi, genç insan kaynağı, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz'deki stratejik konumuyla bu işbirliklerine önemli katkılar sunabilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi.

"Bu bağlamda Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefi ile hareket etmeye hazırız. Bütün çabalarımızın temelinde Kıbrıs Adası'nda ve bölgemizde barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesi bulunmaktadır." diyen Erhürman, Türk dünyasının geleceğini şekillendirirken ortak değerleri korumak kadar bunları gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmenin de herkesin sorumluluğu olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: Ege'de Sonsöz

0 Yorum

Bize bir yorum bırakın