TİP İzmir’den Basmane Çukuru tepkisi: Satış durdurulsun, protokol açıklansın!
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, Basmane Çukuru’nun satışa çıkarılmasına tepki göstererek, TMSF’ye satış sürecini durdurma çağrısı yaptı. Kiper, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile imzalanan protokolün tam metninin ve eklerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
- Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, İzmir’in 40 yıllık gündemlerinden biri olan Basmane Çukuru’nun satış sürecine ilişkin açıklama yaptı. Arazinin satışa çıkarılmasına tepki gösteren Kiper, alanın tamamının kamuya kazandırılması gerektiğini savundu.
Basmane Çukuru’nun İzmir’in merkezinde önemli bir kamusal alan potansiyeli taşıdığını belirten Kiper, arazinin geleceğinin kamu yararı yerine özel ve ticari çıkarlar doğrultusunda şekillendirildiğini öne sürdü.
PROTOKOLÜN TAM METNİNİ İSTEDİ Arazinin tamamının kamuya kazandırılması amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi, meslek odaları ve çevre platformlarının yıllardır hukuki mücadele yürüttüğünü belirten Kiper, tapu davasında hazırlanan üç ayrı bilirkişi raporunda da arazinin tamamının belediyeye devri yönünde görüş bildirildiğini ifade etti.
Davanın karar aşamasına geldiğini savunan Kiper, 16 Ocak 2026'da İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi'nin, içeriği ve doğuracağı yükümlülükler bilinmeyen bir protokol için Belediye Başkanı Cemil Tugay'a tek başına imza yetkisi verdiğini söyledi.
10 Eylül'de kamuoyuna duyurulan protokolün arazi payının yüzde 30'unu belediyeye bıraktığını, kalan yüzde 70'lik bölümünü ise özel ve ticari kullanıma açtığını belirten Kiper, protokolün tam metninin ve eklerinin hâlâ açıklanmadığını dile getirdi. Açıklamanın tamamı şu şekilde:
Basmane Çukuru satışı durdurulsun, protokol açıklansın
İzmir'in tam merkezindeyiz. İçinde bulunduğumuz bu arazi, İzmir'in 40 yıldır çözülemeyen meselesi: Basmane Çukuru olarak bildiğimiz alan. Bugün İzmir'in kalbinde bu arazi satışa çıkarılıyor.
Oysa burası yıllardır kamunun mülkiyetine kazandırılması için mücadele edilen, İzmir'in geleceği açısından son derece önemli bir alan. Şimdi bu alanın geleceği, kamunun değil, özel çıkarların belirleyici olduğu bir sürecin içinde.
İşçi düşmanlığıyla tanıdığımız Cemil Tugay, şimdi de kent suçu işlemeye kuşanmış görünüyor. İzmir'in işçisine sırtını dönen, şimdi de İzmir'in kamusal varlıklarına sırtını dönüyor.
Basmane'de yaşananların geçmişine bakalım. Bu arazinin tamamını kamuya kazandırmak için, başta İzmir Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, odalardan çevre platformlarına yıllardır hukuki mücadele yürütülüyordu. Üstelik tapu davasında alınan 3 ayrı bilirkişi raporunda da arazinin tamamını belediyeye devri yönünde görüş bildirilmişti. Dava karar aşamasına gelmişti. Yani kamunun elinde bu alanın tamamını geri kazanmak için ciddi bir hukuki imkân vardı.
Tam da böyle bir aşamada, 16 Ocak 2026'da Belediye Meclisi içeriğini ve doğuracağı yükümlülükleri bilmediği bir protokol için Cemil Tugay'a tek başına imza yetkisi verdi. Ardından 10 Eylül'de arazinin yalnızca yüzde 30'unu belediyeye bırakan, geri kalan yüzde 70'ini özel ve ticari kullanıma açan protokol kamuoyuna duyuruldu.
Şimdi soruyoruz: Bir kentin hakkı neden dava sonuçlanmadan masaya koyulur? Üstelik bu protokolün tam metni ve ekleri neden hâlâ İzmir halkından saklanır? Meclis üyelerinin dahi içeriğini bilmediği bir anlaşmayla kentin geleceği nasıl belirlenir?
İzmir'in merkezinde herkesin özgürce kullanabileceği, kentin hayatına katılabileceği bir kamusal alan yaratmak mümkün. Bir kentin merkezindeki her boşluğu binaya, her ortak değeri ticari kazanca dönüştürmek zorunda değiliz.
Cemil Tugay'a ve bu protokole onay verenlere açıkça söylüyoruz: Bu kentin ortak varlıkları sizin şahsi mülkünüz değildir. İzmir halkının hakkından vazgeçmek için size kimse yetki vermedi. Ama Cemil Tugay rantta ne kadar inat ederse etsin, biz de İzmir'in kaynaklarının yağmalanmasına karşı mücadelede inat edeceğiz.
TMSF satış sürecini durdurmalıdır. Hukuki mücadele sonuçlanmadan Basmane'nin geleceği kapalı kapılar ardında belirlenmemelidir. Bu alanın tamamı kamuya kazandırılmalı. Nasıl kullanılacağına İzmir halkı, meslek odaları ve kent örgütleriyle birlikte karar verilmelidir. Çünkü Basmane'nin çukuru halkındır, satılamaz.
Kaynak: Ege'de Sonsöz








0 Yorum