Basmane Çukuru satışı meclis gündeminde... 3 bakana 38 soru!
DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Basmane Çukuru için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Hazine ve Maliye ile İçişleri bakanlarına üç ayrı soru önergesi verdi. Akın, 75 milyon dolar muhammen bedelle satışa çıkarılan taşınmazla ilgili süreci, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin dava sonuçlanmadan imzaladığı protokolü, belediyeye bırakılması kararlaştırılan 31 bin 200 metrekarelik hizmet binasının değerini ve olası kamu zararı riskini gündeme taşıdı.
- İzmir'in merkezinde bulunan ve uzun yıllardır mülkiyet tartışmalarının odağında yer alan Basmane Çukuru, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı. DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi'ndeki 1039 ada 8 parsel için üç ayrı bakanlığa yazılı soru önergesi verdi. Akın; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye toplam 38 soru yöneltti. Akın'ın önergelerinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 1997 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle açtığı tapu iptali ve tescil davası ile 10 Eylül 2026 tarihinde imzalanan nihai protokol arasındaki ilişki sorgulandı. ÜÇ BİLİRKİŞİ RAPORU GÜNDEME GETİRİLDİ İzmir Büyükşehir Belediyesi, yüklenici şirketlerin sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/65 Esas sayılı dosyasında sözleşmelerin geriye etkili feshi, yüklenicilere devredilen tapuların iptali ve taşınmazın tamamının belediye adına tescili talebiyle dava açmıştı. Akın, 7 Aralık 2022, 22 Temmuz 2024 ve 6 Ekim 2025 tarihli bilirkişi raporlarında sözleşmenin geriye etkili feshi ve taşınmazın belediye adına tescili talebini destekleyen tespitler bulunduğunu belirtti. Buna karşın belediyenin dava sonuçlanmadan protokol imzalamasının gerekçesini sorgulayan Akın, belediyenin olası mülkiyet kazanımından vazgeçmesinin ekonomik karşılığının hesaplanıp hesaplanmadığını sordu.
31 BİN 200 METREKARELİK HİZMET BİNASI İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla Belediye Başkanı Cemil Tugay'a TMSF ve yüklenici şirketlerle yürütülen süreç kapsamında protokol imzalama ve süreci yönetme yetkisi verilmişti. 10 Eylül 2026 tarihinde imzalanan nihai protokolün ardından Büyükşehir Belediyesi, 27 Ekim'de yaptığı açıklamada toplam 104 bin metrekare emsale esas inşaat alanının yüzde 30'una karşılık gelen 31 bin 200 metrekarelik bağımsız belediye hizmet binası yapılmasının öngörüldüğünü duyurmuştu. Açıklamaya göre hizmet binasının yapı ruhsatından itibaren 900 gün içinde tamamlanması ve takyidatsız şekilde belediyeye devredilmesi planlanıyor. Akın, taşınmazın tamamının belediye mülkiyetine dönmesi halinde ortaya çıkabilecek ekonomik değer ile protokol kapsamında elde edilecek hizmet binasının değerinin karşılaştırılıp karşılaştırılmadığını gündeme getirdi. Hizmet binasının güncel yapım maliyetinin, tamamlanmış haldeki piyasa değerinin ve belediyeye sağlayacağı ekonomik katkının hangi hesaplamalara dayandığını sordu. 75 MİLYON DOLARLIK SATIŞIN HESABI Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yöneltilen sorularda ise TMSF'nin satışa çıkardığı “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü” öne çıktı. İlgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ve bağlantılı sözleşmeleri kapsayan bütünlük için 75 milyon ABD doları muhammen bedel belirlenmişti. Akın, bu bedelin hangi değerleme raporuna ve hesaplama yöntemine dayandığını, taşınmazların mevcut piyasa değeri ile gelecekteki ticari geliştirme potansiyelinin hesaplamada ne ölçüde dikkate alındığını sordu. Güç Yapı A.Ş. ve EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin TMSF'ye ve diğer kamu kurumlarına toplam borçlarının ne kadar olduğunu, satıştan elde edilecek gelirin hangi alacaklılara aktarılmasının planlandığını da gündeme getirdi. 6 Ekim 2025 tarihli bilirkişi raporunda 3 milyon 978 bin 987,30 ABD doları tutarında parasal alacak hesabı bulunduğunu hatırlatan Akın, bu tutarla TMSF'nin belirlediği 75 milyon dolarlık muhammen bedel arasında doğrudan ekonomik veya hukuki ilişki olup olmadığının açıklanmasını istedi. Önergeler şu şekilde:
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUMtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN
İzmir Milletvekili
İzmir’in merkezinde, Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi 1039 ada 8 parselde bulunan ve kamuoyunda Basmane Çukuru olarak bilinen taşınmaz, 1997 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenici şirketlere devredilen tapular nedeniyle uzun yıllardır devam eden bir mülkiyet uyuşmazlığının konusudur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yüklenici şirketlerin sözleşme kapsamındaki temel yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/65 Esas sayılı dosyasında sözleşmelerin geriye etkili feshi, yüklenicilere devredilen tapuların iptali ve taşınmazın tamamının belediye adına tescili talebiyle dava açmıştır.
Mahkeme dosyasında alınan 7 Aralık 2022, 22 Temmuz 2024 ve 6 Ekim 2025 tarihli bilirkişi raporlarına ilişkin belediyeye sunulan değerlendirmede, sözleşmenin geriye etkili feshi ve taşınmazın tamamının belediye adına tescili talebini destekleyen tespitler bulunduğu aktarılmaktadır.
Buna karşın İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla Belediye Başkanına TMSF ve yüklenici şirketlerle yürütülen süreç kapsamında protokol imzalama ve süreci yönetme yetkisi verilmiş; 10 Eylül 2026 tarihinde nihai protokol imzalanmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesinin 27 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, toplam 104.000 m² emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31.200 m² emsale esas alana sahip, diğer yapılardan bağımsız bir belediye hizmet binası yapılması öngörülmektedir. Bu binanın yapı ruhsatından itibaren 900 gün içinde tamamlanması ve belediyeye takyidatsız olarak devredilmesi planlanmaktadır.
Ancak belediyenin dava yoluyla taşınmazın tamamının mülkiyetini geri kazanma talebi ile protokol kapsamında elde edeceği bağımsız hizmet binası hakkı birbirinden farklı nitelikte haklardır. Taşınmazın tamamının belediye mülkiyetine dönmesi halinde doğabilecek ekonomik değer, kamusal kullanım olanakları ve imar planı seçenekleri ile 31.200 m² hizmet binası hakkının ekonomik değeri arasında bağımsız bir karşılaştırma yapılıp yapılmadığı açıklanmamıştır.
Bu çerçevede;
Aşağıdaki soruların Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet ŞİMŞEKtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İzmir Büyükşehir Belediyesine ait Basmane’deki taşınmaz, 1997 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında Güç Yapı A.Ş. ve EGS Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile yürütülen proje nedeniyle uzun yıllardır süren bir mülkiyet ve sözleşme uyuşmazlığının konusudur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, yüklenici şirketlerin sözleşme kapsamındaki temel yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/65 Esas sayılı dosyasında sözleşmelerin geriye etkili feshi, yüklenicilere devredilen tapuların iptali ve taşınmazın tamamının belediye adına tescili talebiyle dava açmıştır. Bu dosyada alınan 6 Ekim 2025 tarihli bilirkişi raporunda 3.978.987,30 ABD doları tutarında bir parasal alacak hesabı bulunduğu, ayrıca sözleşmenin geriye etkili feshi ve taşınmazın belediye adına tescili yönündeki talebi destekleyen değerlendirmeler yapıldığı belediyeye sunulan rapor değerlendirmesinde aktarılmaktadır.
Diğer taraftan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), ilgili şirketlere ait haczedilmiş taşınmazlar ve bunlarla bağlantılı sözleşmelerden oluşan “Ege Dünya Ticaret Merkezi Ticari ve İktisadi Bütünlüğü”nü 75 milyon ABD doları muhammen bedelle satışa çıkarmıştır
İzmir Büyükşehir Belediyesi 10 Eylül 2026 tarihli protokol kapsamında, toplam 104.000 m² emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31.200 m² emsale esas alana sahip bağımsız bir belediye hizmet binasının yapılmasını öngörmektedir. Belediyenin açıklamasına göre bu binanın yapı ruhsatından itibaren 900 gün içinde tamamlanması, yapı kullanma izin belgesinin alınması ve belediye adına tescili öngörülmektedir.
Ancak 3,98 milyon ABD doları tutarındaki bilirkişi hesabı ile 75 milyon ABD dolarlık TMSF muhammen bedelinin hangi ekonomik kalemlerden oluştuğu, şirketlerin TMSF’ye olan toplam borçları, satış gelirinin nasıl dağıtılacağı ve belediyenin taşınmaz üzerindeki haklarının bu değerleme içinde nasıl dikkate alındığı kamuoyu tarafından bilinmemektedir.
Aşağıdaki soruların İçişleri Bakanı Mustafa ÇİFTÇİtarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin mülkiyetinde bulunan, Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi 1039 ada 8 parseldeki taşınmaz, 1997 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yüklenici şirketlere devredilen tapular nedeniyle uzun yıllardır süren bir mülkiyet uyuşmazlığının konusudur.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/65 Esas, birleşen 2021/86 Esas sayılı dosyasında açılan davada; sözleşmelerin geriye etkili feshi, yüklenici şirketlere devredilen tapuların iptali, taşınmazın tamamının belediye adına tescili ve 8,5 milyon ABD doları tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrilmesi talep edilmiştir.
Belediyenin sunduğu ve mahkemece alınan 7 Aralık 2022, 22 Temmuz 2024 ve 6 Ekim 2025 tarihli üç bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmelerde, sözleşmenin geriye etkili feshi ve taşınmazın tamamının belediye adına tescili talebini destekleyen tespitler bulunduğu belirtilmektedir.
Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, 10 Eylül 2026 tarihinde bu konuyla ilgili bir nihai protokol imzalamış; İzmir Büyükşehir Belediyesi 27 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, toplam 104.000 m² emsale esas inşaat alanının yüzde 30’una karşılık gelen 31.200 m² emsale esas alana sahip bağımsız bir belediye hizmet binasının yapılmasının öngörüldüğünü duyurmuştur.
İzmir Büyükşehir Belediyesinin, taşınmazın tamamının kendi adına tescili için sürdürdüğü davanın sonucu beklenmeden, Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu konuyla ilgili imzalamış olduğu protokolün, belediyenin mülkiyet ve ekonomik hakları bakımından kamu zararı doğuracağı yönünde bilgiler bulunmaktadır. Belediye yönetiminin, dava sonucunda elde edilebilecek mülkiyet hakkı ile protokol kapsamında elde edilecek hizmet binasının değerini karşılaştıran bağımsız ve kapsamlı bir çalışma yapıp yapmadığı da bilinmemektedir.
Kaynak: Ege'de Sonsöz








0 Yorum